|
Butik otel, apart otel, pansiyon ve motel rehberiniz
destek@neredekal.com |

Özellikle tarih ve mitolojik açıdan bol malzemeye sahip olan Çanakkale Boğazının eski ismi Hellespontos’dur. Türkiye’ de hem Asya hem Avrupa’da toprağı bulunan Çanakkale kenti boğazın doğu kıyısında ve en dar kesiminde yer alır. Eskiden yörede çanak çömlek üreticiliğinin yaygın olması nedeniyle Çimenlik yöresinde olduğundan dolayı Çimenlik Kalesi II. Mehmet zamanından sonra Çanak Kalesi olarak anılmaya başlanmış ve bu kale yerleşmesinin adı zamanla Çanakkale'ye dönüşmüştür.
Dünya’nın en önemli su yollarından biri olan Çanakkale ili kıyılarının uzunluğu 671 km olup en uzun sahil şeridine sahiptir. Bu nedenle deniz turizmini de kültür gezileriyle birlikte yürütebilirsiniz. Dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan ve birçok şehit verilen Çanakkale savaşlarının izlerini gözler önüne seren şehitlik, anıt ve mezarlıkları ile Gelibolu yarımadasını gezmek tarihin sadece okul kitaplarında kalmamasını sağlıyor. Özellikle şehitlerini anmak amacıyla Nisan ayında gelen Avusturalyalı ve Yeni Zellandalı turistlerle dış turizmde de önemli bir yere sahiptir. Ayrıca denizin derinliklerini keşfetmek isteyenler için bir körfez olmasına rağmen kendi kendini temizleyebilen Saroz körfezi dalış tutkunlarına güzel bir seçenek sunuyor.
Bol balık veren temiz sahilleri ve Helenik Mitoloji ile Türkmen efsanelerinin birbirine karıştığı; Zeus'un Troia Savaşları'nı izlediği Kaz Dağlar (İda) ; Türkiye'nin en büyük adası Gökçeada (İmroz) ve turizm merkezi Bozcaada (Tenedos) ile bir deniz ve turizm merkezidir. Yöre mutfağı ise birbirinden lezzetli tatlara sahiptir. Çanakkale mutfağını anlatacak kilit sözcükler; şarap, zeytin, sardalya, peynir helvası ve keşkektir.Çanakkale’de gezilecek yerler arasında merkezde Aynalı Çarşı, Arkeoloji Müzesi, Nusret Mayın Gemisi ve içinde yer alan Deniz Müzesi, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park'ındaki Şehitler Abidesi Müzesi, Kabatepe Tanıtma Merkezi, Çamyayla Atatürk Evi ve Kilitbahir Kalesi görülmesi gereken yerler arasında yer alır. Ayrıca Çanakkale iline yakınlığı nedeniyle tercih edilebilecek Bozcada, Gökçeada, Assos, Sokakağzı, Sivrice, Küçükkuyu, Kaleköy, Güzelyalı, Yeşilyurt, Saroz Körfezi, Yenice, Adatepe, Eceabat sayılabilecek diğer yerler arasındadır.
Eski çağlarda HELLESPONTOS ve DARDANEL olarak anılan Çanakkale M.Ö. 3200 lerden beri yerleşim alanı niteliğini korumuştur. Eskiden yörede çanak çömlek üreticiliğinin yaygın olması nedeniyle Çimenlik yöresinde olduğundan dolayı Çimenlik Kalesi II. Mehmet zamanından sonra Çanak Kalesi olarak anılmaya başlanmış ve bu kale yerleşmesinin adı zamanla Çanakkale’ye dönüşmüştür.
Kalkolitik dönemin yerli halkı ilk olarak Beşiktepe ve Kumtepe yerleşmelerinde yaşamışlardır. Daha sonra ilk saldırılarında Truva Kalesini ele geçiremeyen Akalılar kale dibinde tahtadan yapılmış büyük bir at bırakarak geri dönmüşlerdir. Bu atı kale içine alan Truvalılar, zafer şenlikleri yaparken, at içinde gizlenen Akalar, kale kapılarını açarak gemideki diğer askerlerle birlikte saldırıp şehri ele geçirmişler. Bu bölgeyi Akalardan sonra Ispartalılar, M.Ö. 6. asırda Persler ve M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender işgal etti. İskender, M.Ö. 334’te Çanakkale Boğazından geçti. İskender ölünce Makedonyalı generaller, bu bölgeye sahip olmak için devamlı mücadele ettiler. Netîcede Roma İmparatorluğu bölgeye hâkim oldu. Roma M.S. 395’te ikiye bölününce, bu bölge Doğu Roma’nın payına düştü. Bir ara Hun Türkleri geçici olarak bu bölgeye sahip oldular. Anadolu Selçuklu Devletinden ayrılarak bağımsız olan Karesi Beyliği, Çanakkale’yi kesin olarak ele geçirdi.
Mitolojik açıdan da ilk güzellik yarışmasına ev sahipliği yapan İda Dağına ait efsane ise şöyledir:
Zeus bir gün İda Dağında şenlik verir. Bu şenliğe nifak tanrıçası Eris davet edilmediği için kızgınlığını göstermek adına masaya üzerinde ‘en güzele aittir’ yazılı bir elma bırakır. Davetliler arasında bulunan 3 dilber Hera, Athena, Afrodit elmanın kendi hakları olduğuna inanırlar. Zeus bu zorlu süreçteki seçim için Truva kralının oğlu Paris’i görevlendirir. 3 güzel arasında seçim yapmak ne kadar zor olsa da Paris, Yunan dilberi Helena’nın aşkını vaat eden Afrodit’i seçer. Ve bu aşkın Ege’nin iki yakasını savaşa sürüklediği ve Zeus’unda İda Dağından savaşı izlediği söylenir.
| Tesis Adı | Lokasyon | Tesis Türü | |||||